” Ozon tedavisi bir tedavi yöntemi olmayıp, tedaviye yardımcı ve destekleyici bir yöntemdir…”

Kliniğimizin “Kozmeteoloji ve Estetik” bölümünde Medikal Ozon hizmeti verilmektedir.

OZON ve OZON TEDAVİSİ NEDİR?

ozon-tedavisi

Ozon üç oksijen atomundan oluşan bir kimyasal bileşiktir (O3). İki atomlu normal atmosferik oksijenin (O2) çok yüksek enerji taşıyan bir şeklidir. Bu nedenle Ozon, süper oksijen olarak kabul görür. Ozonun etkileri ve yaşamımız için gerekliliği 1800’lü yıllarda keşfedilmiştir. Ozonlama ise, yaklaşık 150 yıldır bilinen bir teknoloji olmasına rağmen kıymeti daha yeni anlaşılmaktadır. Ozon göklerden gelen şifadır; aynı zamanda oksijenin kimyasal bir kuzeni olan ozon atmosferde yüksek enerjiye sahip güneş ışınlarının ve diğer zararlı olabilecek ışınların, yeryüzüne kontrollü bir şekilde süzülerek gelmesi gibi, dünyadaki yaşamı mümkün kılan çok önemli bir göreve sahiptir.

Ozon, kan yoluyla, kas içine, cilt altına, torbalama sistemi ile rektal (makat) ve vajinal yol gibi yöntemler ile birçok hastalıkta ve sağlığı korumak amacıyla kolaylıkla uygulanabilmektedir.
Ozon gazı, tıpta hastalıkların tedavisinde 100 yıldan fazla zamandır yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Aktif oksijen molekülü olan ozon gazı kullanılarak yapılan iyileştirici tedavilere “ozon terapi“ denilmektedir. Oldukça eski bir tedavi şekli olmakla beraber her geçen gün farklı yararlı etkilerinin bulunması onu yeniden güncel hale getirmektedir. Başta Almanya ve İtalya olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde uygulanan ozon terapi son yıllarda rağbet gören tıbbi uygulamaların başında yer almaktadır. Ülkemizde de son yıllarda, bilimsel, güvenli ve sıhhi koşullarda ozon terapi uygulamaları yaygınlaşmaktadır.

OZON TERAPİ NEDİR ?

Medikal ozon daima saf ozon ve saf oksijenin karışımı şeklinde kullanılır. Uygulamaya bağlı olarak ozon konsantrasyonu 1 ve 100 µg/ml (ozon dozu gamma olarak adlandırılır) arasında değişir. Ozonterapist (ozon terapi konusunda eğitimli bir doktor), kişinin durumu ve tıbbi uygulamaya göre, toplam uygulama dozunu belirler. Daha sonra uygulamayı yapacak olan doktor, toplam dozun ne şekilde, hangi miktarlarda ve hangi protokolle uygulanması gerektiğini planlar.

Medikal ozonun iyi bilinen bakterisidal (bakteri öldürücü), fungisidal (mantar öldürücü) ve virostatik (virüs çoğalmasını önleyici) özelliği sebebiyle, enfekte olmuş yaraların dezenfeksiyonunda ve ayrıca bakteri ve virüslerin sebep olduğu hastalıkların tedavisinde kullanımı uzun yıllardır en önemli uygulama alanını oluşturmuştur.

Ancak özellikle son 20 – 30 yılda büyük gelişim gösteren, biyokimya, immunoloji vb. bilim dalları sayesinde, medikal ozon uygulamalarının hücresel ve metabolik düzeydeki pozitif etkilerinin bilimsel olarak araştırılması ve ortaya konulması mümkün olmuştur.

Bu nedenle her geçen gün, medikal ozon uygulamaları konusunda olumlu yeni etki ve tedavi haberleri ile daha sık karşılaşmaktayız. Düşük dozlarda kullanıldığında, ozon bağışıklık sistemini aktive eder, diğer bir deyişle vücudun direncini arttırır. Ozon sayesinde oluşan bu aktivasyona cevap olarak , vücudun bağışıklık hücreleri cytokin adı verilen özel maddeleri (interferon, interleukin vb.) üretir. Bunlar hastalıklara direnmek için uyarılan bütün bağışıklık sistemi boyunca zincirleme bir şekilde pozitif değişiklikler yaratarak diğer bağışıklık hücrelerini haberdar ederler. Bu da medikal ozonun, özellikle bağışıklık sisteminin zayıf olduğu veya bozuk olduğu hastalara uygulanmasında özellikle çok başarılı sonuçların alınmasına yol açar.

OZON TEDAVİSİ NASIL ETKİ EDER?
Ozonun insan vücudundaki etkileri sonucunda sağlanan yararlı gelişmelerin başlıcaları şunlardır:
– Kendini iyi hissetme: Ozon tedavisi gören kişilerin ortak ifadeleri kendilerini çok iyi, zinde ve sağlıklı hissettikleridir.
– İmmun sistemin güçlenmesi: Çeşitli hastalıklara yakalanmış kişilerin bu hastalıklardan kolaylıkla kurtulmasının yanında yeniden bu tür hastalıklara yakalanmamasını sağlar. Özellikle mevsimsel grip ve diğer grip salgınlarından etkilenen ve risk grubunda yer alan kişiler üzerindeki koruyucu etkisi çok güçlüdür.
* Kan dolaşımının artması: Bir yandan damarların genişlemesini diğer yandan kan hücrelerinin yapımını hızlandırmak yoluyla yetersiz kanlanan vücut bölgelerine, yeterli miktarda kanın gitmesi sağlanır. Bu yolla çeşitli damar hastalıklarının tedavisine yardımcı olmaktadır.
* Yeni hücre yapımı: Yeni hücre yapımının hızlanması sonucunda iyileşmeyen yaraların kapanması mümkün olabilmektedir. Diğer yandan doğumdan sonra geçen her gün yaşlanan insanoğlunun yaşlanan hücrelerinin sağlığa kavuşması yanında, yeni ve genç hücrelere kavuşması sağlanır. Yapısı bozulmuş dokuların yenilenmesi ozon sayesinde mümkün olmaktadır.
* Detoks etkisi: İnsan vücudunda üretilen zararlı maddelerin uzaklaştırılması yoluyla, olası zararlardan korunması gerçekleşir.
* Antimikrobik etki: Bilinen her türlü virüs, bakteri, mantar gibi çeşitli hastalık etkenlerinin dezenfeksiyonunu sağlar. Bu yolla antibiyotikler ile tedavi edilemeyen veya tedavi edilmesi çok güç olan hastalıklarının tedavi edilmesi mümkün olmaktadır.
* Ağrı giderici: Ağrıya yol açan nedeni ortadan kaldırmanın yanında ağrının hissedilmesine neden olan kimyasal bileşenlerin uzaklaştırılması yoluyla ağrı hissinin kısa sürede yok olmasını sağlar.
* Antikanserojen etki: Genel olarak kanser hücreleri oksijensiz ortamda oluşur ve çoğalır. Ozon yoluyla yüksek oksijene kavuşan dokulardaki kanserojen hücreler üreme yeteneğini yitirirler. Özellikle kanser görülme sıklığını azaltması üzerinde çok sayıda bilimsel yayın bulunmaktadır.

* Yaşam kalitesini arttırma: Sağladığı tüm yararların yanında insanların bedensel ve ruhsal anlamda sorunlarını azaltarak veya yok ederek yaşam kalitesi denilen değerleri yükseltir. Uyku kalitesinin artmasından, zihinsel ve fiziksel performansın artışına kadar, hayatın her anını ve yönünü olumlu yönde etkileyen ozon terapi, bizlere yaşam sevincimizi geri kazandırmaktadır.

OZON TEDAVİSİ KİMLERE UYULANMALI ?

Ozon tedavisi, bağışıklık sistemini güçlendiren ve böylece hastalıklara karşı mücadelede bize direnç veren bir yöntemdir. Bu yöntemde hasta olan bölgelere oksijen gidişi artırılarak dolaşımın düzelmesi sağlanmaktadır.

Medikal Ozonun hücresel ve metabolik düzeydeki etkilerinden dolayı, ozon terapi ; uyku düzensizliği, kronik yorgunluk,depresyon, cinsel istekte azalma, erken yaşlanma, dikkat ve konsantrasyon azalması ve yoğun stres ve baskıya bağlı pek çok durumda yaygın ve başarılı bir şekilde uygulanmaktadır.

Ayrıca ozon tedavileri, allerjik hastalıklar,romatizmal hastalıklar, kanser ve kemoterapi uygulamaları ile birlikte, karaciğer ve cilt hastalıkları, kozmetik sorunlar, yaşlanma ve yaşa bağlı görme bozuklukları, diabet, tansiyon ve hiperkolesterolemi tedavilerine ek olarak, ülserler, yanıklar ve cinsel fonksiyon bozuklarına kadar çok geniş bir alanda uygulanabilme şansı söz konusudur.
Hiçbir yan etkisi olmayan ozon tedavisi bu yüzden herkese uygulanabilir. Tedavinin hiçbir yan etkisi olmadığı gibi, hiçbir ilaç ile etkileşim de yapmaz. Bu nedenle insan sağlığını koruma ve hastalıklarla mücadelede ozon tedavisini neredeyse doğal bir tedavi yöntemi olarak kabul edebiliriz.
OZON TEDAVİSİ KİMLERE UYGULANMAZ  ?

Ozonun uygulanmasının sakıncalı olduğu hastalıklar son derecede sınırlıdır. İleri derecede kansızlık ve kanla ilgili bazı kalıtsal hastalıkları (kanama pıhtılaşma hastalıkları) olan hastalara uygulama yapılmaz.

Ayrıca tiroid bezinin aşırı derecede çalışarak (hipertiroidi) normalden çok fazla hormon salgılaması durumunda ozon önerilmez. Yeni gelişmiş kalp enfarktüsü ve kanamanın aktif olarak devam ettiği bazı hastalıklar ozon tedavisiyle bağdaşmayan hastalıklardır.
OZONUN KULLANILDIĞI HASTALIKLAR ?

*** Anti-Aging

Geriye yaşlanma , uzun yıllar gençliği korumak ve dinç kalmayı sağlamak için yapılan tedavidir. Ozon sayesinde oksijenin dokular tarafından daha iyi kullanımı sağlanır, bağışıklık sistemi harekete geçirilir. Yaşlanma nedeniyle uzun süredir yeterince oksijenlenmeyen hücreler ozon tedavisinden sonra artık fonksiyonlarını daha iyi yapmaya başlar. Fizik kapasitede azalma, yürüme güçlüğü ve baş dönmesi gibi belirtiler ile kendini gösteren beyindeki dolaşım bozukluklarında da olumlu etkileri mevcuttur, Ozon yaşlılarda hastalıkları önlediği gibi yaşam kalitesinide artırmaktadır.

*** Kronik yorgunluk sendromu

Çağımız hastalıklarından biri kronik yorgunluk sendromudur. Bu hastalıkta kişiler yorgunluk gerektirecek bir iş yapmadığı halde kendini yorgun hissetmektedir. Hatta o gün hiç hareket etmediği halde sanki tonlarca yük taşımış gibi kendini bitkin hissederler. Kronik Yorgunluk Sedromunda ozon önemli düzelmeler sağlayabilmekte ve hücre seviyesinden başlayarak vücutta hastalığın yol açtığı kötü etkileri anlamlı düzeyde gidermekedir.

*** Stres

Günlük yaşam mücadelesi, iş yoğunluğu, mesleki sıkıntılar, endüstriyel olarak hazırlanan gıda ürünleri, çevre kirliliği, nikotin, alkol, kahve, manyetik kirlenmeler, yanlış yaşam biçimi ve hatalı beslenme, hareketsizlik, hastalık ve enfeksiyonların her biri yaşamımızda başlı başına bir stres nedeni oluşturur. Ozon, stres hormonu olarak adlandırılan adrenalinin vücutta yıkılmasını sağlar.

*** Detoks (toksinlerden arınma)

Soluduğumuz hava, yediklerimiz ve içtiğimiz su, toksinler ve kirletici maddeler yavaşça vücudumuza girerler . Bedenimizde depolanan toksinler ve kimyasallar (tarım ilacı artıkları, ağır metaller, ilaç artıkları, suni kimyasallar ve gıda koruyucuları), yavaş yavaş, sağlıklı doku ve hücreleri yok ederler ki, bu durum, hem bir çok hastalığın hem de yaşlanmanın sebebidir. Ozon tedavisi,bedenimizi bu toksinlerden arındırarak sağlıklı hücre ve dokuların oluşmasını sağlar. Uyarılan antioksidan faaliyetler sonucunda hücreler toksin atar

* Karaciğer İltihabı (Hepatit A, B, C)
* Ozonun etki mekanizması, virüsün ozon ile teması sonucu ölmesi ve bağışıklık sisteminin güçlenerek vücudun virüse karşı savunmasının arttırılmasıdır.
* Fibromyalji, eklem ve romatizmal hastalıklar
* Kalp-Damar sistemini düzenlenmesinde
* Böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesinde
* Deri hastalıklarında
* Diyabet ve iyileşmeyen yaralarda
* Kanserin önlenmesinde ve tedavisinde yardımcı olarak
* Astım ve alerjik hastalıkların tedavisinde
* Göz hastalıklarında
* Bağırsak Hastalıklarında
* Virüslerden kaynaklanan hastalıklarda
* Kadın hastalıklarında
* Cinsel fonksiyonların düzenlenmesinde
* Nörolojik hastalıklarda (multiple skleroz,Alzheimer, Parkinson v.s)